Tahta Köprü
 
Kullanıcı
Sifre
          
Yeni Üye          
 


 

 

Google

Duyuru : 30- 31 Temmuz gunlerinde duzenlenecek olan Kunduz festivalinde koyumuzu temsilen neler yapabiliriz? Bu konuda dusuncesi olan varsa bize bildirirse seviniriz. Cunku o festiva o beogleyi temsilen yapılıyor ve bizim dernek olarak katılımımız faydalı olacaktır. Ornegin orada stant acabiliriz..Gerisini siz getirin. 

Su andaki en onemli meselemiz sudur. Biz su anda su ile mesguluz. Takip ediyoruz. Bu zamana kadar bazı projeler takip edilmediginden geri donmus. Biz bu hatayi yapmak istemiyoruz ve ihtiyatli birsekilde saglam adımlarla ilerliyoruz. Bununla birlikte Temmuz yada Agustos ayında koyde genis kapsamli bir toplanti yapmayi arzu ediyoruz.  Bu zamana kadar gelinen noktayi birlikte degerlendirecegiz ve gelecege donuk konusacagız. Umarız hepimiz icin hayırlısı ve dogrusu olur.

Tahta Köprü

 

 

Bizde yapabiliriz..

 

 

 

 

 

Bizde yapabiliriz..

 

 

Samsun’a en uzak ayni zamanda ilçeye ulasilmasi zor yolu olmayan, suyu olmayan, herhangi bir saglik kurumu olmayan, altyapisi olmayan, Devletinse ancak seçim zamanlarinda aklina geldigi daha sonra da unutulan üç yani daglarla çevrili bir köyde bir bebek dünyaya gelir.

 Ülkede dogan her bebek gibi dünyaya bir takim haklarla gelmistir büyüdükçe hayalleri de büyür ama bir seyleri fark ettikçe hayallerini unutmak zorunda kalir. Çocuklugu anasinin sirtinda, tarla yolunda baslar. Günes yanigi yüzü, çiplak ayaklariyla her seye meydan okur. Hayvan gütmek tarlada çalismak, yük tasimaktir görevi. Okul çagina gelir.

Dört gözle okulun açilmasini bekler ve bir gün o hayal ettigi sey gerçeklesir okuyacaktir annesine, babasina, köyüne faydali bir vatandas olmak için.  Çok farkli duygular içinde baslar yeni bir dönem ya ögretmen olmak ister ya doktor olmak ister ya da hemsire çünkü bunlar ulasilmazdir onun için fakat bu yasadiklari fazla sürmez çünkü o kadar okumak yeterlidir.

Ya imkanlar elvermiyordur ya da yaygin düsüncenin kurbani olmustur O yalnizca tarlada ve evde agir isçidir. O düsüncenin getirdigi gibi kiz dedigin ev de oturmalidir ve genç olmanin farkina varmadan bir eve gelir olur.

 

Yaiamini genel olarak toplumun belirledigi öngörüler belirlerken ne zekasi ne de zerafeti fark edilir. Hayati anlamadan dünyaya bir anlam veremeden artik ana olmuitur çocuk denecek yaita.

 Hüzünleri ve acilari içlerini kemirir…toplumun içinde kaybolmuilugun özgürce tek yapabildikleri hayal kurarken özgür olabilmeleridir. Öylece kaybolup bir genç bir nesil kayboluverir.

Dünya’ya erkek olarak gelmiise de durum fazla degiimeyecektir. Zorunlu egitimi bitirdikten sonra çocuk denecek yaita düier gurbet ellere bu hayati boyunca sürecektir ancak bayramlar da gelebilir  eiinin, çocuklarinin, anasinin, babasinin yanina dogdugu, büyüdügü köye.

Peki bu hiç degiimeyecek midir. Hep böyle mi gidecektir. Köyde ikamet edipte yaiaminin uzun bölümünü gurbette mi geçirecegiz. Kocaman bir hayir dememiz gerekmez mi. Egitime daha çok önem vermeliyiz.

 Özellikle bizim köyümüzde bu bilinçli veya bilinçsiz bir iekilde egitim ihmal edilmektedir. Aiagi yukari bin hanelik bir köyde Üniversite mezunu olan kiii sayisi parmakla sayilcak kadar az.bu bizim ayibimizdir.  Artik kiz çocugu okur mu? Sen okuyamazsin. Senden adam olmaz. Okumak senin neyine gibi birtakim kaliplaimii düiünceleri kiiin bir sel geldiginde bu düiünceleri bir torbaya koyup agzini sikica baglayip atalim ki bir daha geri dönüiü olmasin.

Devir hizla degiiiyor insanlar artik bizim küçükken üzrinde Atatürk gözüküyor dedigimiz Ay’da arsa aliyor. Oraya gezi düzenleniyor. Insanlar orayi ziyaret ediyor.

Ama bizim köyümüzde bir Samsun’ kadar gidemeden oralri göremeden yaiami son bulan insanlarimiz var. Peki bir insanin yaiami boyunca ödeyecegi bedel bu mu olmalidir. Bir insanin hayati bu kadar basit mi anlatilmalidir. Insanlarin hayati dört satirla mi anlatilir.

Neden bizden de birileri çikip ülkede söz olmasin. Sanki diger insanlar da akil daha mi fazla, daha mi zekiler hayir bizim köyde hangi aile çocugunu okumasi için destekledi de o çocuk okumadi. Örnegi ortada yüz yildir köyde üniversite okuyan kiii sayisi 4-5m kiii olurken iimdi ise bu sayi 3-4 yil içinde onbei kiiinin  üzerine çikmiitir. Ve katlanarak artmaktadir. Tabi ki bu da yeterli degildir.

 

            En önemlisi de en çok ihmal edilen kiz çocuklarinin egitimin aksakligi erkek çocuk nerden olsa taitan ekmegini çikarir. Ama bir kiz okumaz ise bir özgürlügü olmuyor. Kocasindan bagimsiz bir iey yapamiyor. Çünkü ekonomik özgürlügü olmuyor. Egitimli anneler yetiisin ki saglikli çocuklar büyütsünler.

 

Lütfen egitime önem verelim çocuklarin hayatini karatmayalim. Zaten köyün gidiiati pek de iitah açici degil Miras hukuku nedeniyle devamlibölünen tarim alanlari, bir aileyi geçindiremeyecek ölçüde küçülüyor. Bu nedenle dogduklari yerde doyamayan ve mutlu olamayan insanlarimiz kent merkezlerine göç ediyorlar gurbet çilesine katlanmak zorunda kalinmaktadir. Göç etmeyenler ise, bir gün göç etmenin hayali içerisinde olduklarindan sahip olduklari degerleri bakimsiz ve boi birakiyor. Köylerde çaliiacak ii gücü azaldi veya yok oldu.  

Son üç yilda köyden göç edenlerin sayisini göz önünde bulundurursak bazi gerçeklerimizi daha iyi bir gözden görebiliriz. Bunlarin nedenini bence zihnimizde sorgulamaliyiz.

                                                                                          Hüsamettin kaya

 

 

 

<< Eylül2010 >>
PPSÇPC C
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930

 

 

 Milli Eğitim  Bakanlığı

 Tarım ve Köy İşleri  Bakanlığı

 Samsun Valiliği

 Vezirköprü  Kaymakamlığı

 Vezirköprü  Belediyesi

 Vezirköprü Devlet  Hastanesi

 ÖSYM

 SSK-BAĞKUR -  EMEKLİ SANDIGI

 Türk Telekom

 Anadolu Ajansı